alarm çaldı.
ilk refleks: kapat.
ikinci refleks: 5 dakika daha.
üçüncü refleks: “ya s*ktir et”.

göz açtım, saat geçmiş.
panik yok.
çünkü artık yetişemeyeceğimi kabullenmişim.
bir noktadan sonra geç kalmak bile normalleşiyor.
“zaten yetişemem” huzuru var.

gün başlamadan bitmiş gibi.
ama yine de kalkıp hazırlanıyorsun.

niye?

bilinmiyor.
bir bildirim gelmiş olabilir ihtimaliyle başlar.
sonra alışkanlığa döner.
sonra sebep ortadan kalkar ama davranış kalır.
aslında çoğu zaman bakacak bir şey yoktur.
ama yine de bakılır.
çünkü belki bu sefer vardır.

(bkz:alışkanlık)
yarın erken kalkacağım diye kendini motive edersin.

ama nedense o gece daha geç yatarsın.

sonra sabah pişmanlık.

ama ertesi gün yine aynı.
liste yaparken aşırı motive olursun.

her şey çok mantıklı görünür.

sonra listeye bakarsın.

ve hiçbir şey yapmazsın.

ama liste duruyor, o önemli.
fiziksel değil.
daha çok kafa yorgunluğu.

gün bitince “ben ne yaptım” dersin.
ama yine de yorulmuşsundur.
hiçbir şey yapmıyormuş gibi görünürsün ama aslında çok şey düşünüyorsundur.
ya da hiçbir şey düşünmüyorsundur.
ikisi de aynı derecede yorucu.

(bkz:mental yorgunluk)
aslında hiçbir şey yapmıyorsun ama yapan gibi görünüyorsun.

garip olan şu ki kimse de fark etmiyor.

herkes aynı şeyi yapıyor olabilir mi diye düşündürüyor.

(bkz:iş hayatı)